Ana Sayfa - Kutup Yıldızı  
 
 


Şevket Alp
Şevket Alp

Van ve Çevresinde Meydana Gelen Depremler
23 Ekim Pazar günü üyesi olduğum derneğin genel kuruluna katılmak ve kızımı dershaneye götürmek amacıyla saat 13:00’den 15 dakika önce evden ayrıldım. Kızımı dershaneye bıraktıktan sonra genel kurul toplantısı olan binaya gittim. Derneğin bürosu 7. katta bulunuyordu. Genel kurul toplantısında arkalara, pencere kenarına oturdum.
23 Ocak 2012 Pazartesi 11:40
Arkadaşına Gönder Yorum Ekle Yazdır Yazdır Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google'da paylaş Delicious'ta paylaş Digger'da paylaş Yahoo'da paylaş
 
Herkes anlatılanları dikkatlice dinlerken hafif bir sallantı başladı, herkes deprem olduğunu söyledi. Beklentimiz kısa sürmesiydi. Fakat yavaş yavaş sallayan deprem gittikçe hızlandı. İlk önce ayağa kaktım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Besleme çekiyor, etrafıma bakıyordum. Ama deprem hızını gittikçe artırıyor, bizleri gittikçe daha çok sallıyordu. İlkönce 7. katta olduğum için çok sallandığımı düşündüm. Gözüm dışarıya ilişti. Binalardan bir şeyler dökülüyor, insanlar sağa sola koşuşuyordu. O zaman işin daha ciddi olduğunu anladım.
Deprem gittikçe şiddetleniyordu. Daha önce besleme çekerken, tekbir getirmeye başladık. Deprem daha da hızlanıyordu. Artık sona geldiğimizi düşünmeye başladık. Ben şahadet getirmeye başladım. Ölüme yaklaştığımızı düşünmeye başladım. Deprem durdu. Etrafa bakmaya başladık, herkesin benzi solmuş, çok şaşırmış ve korkmuştuk.
Herkes bir ağızdan deprem dedi. Etraftaki evrak dolabı düşmüş evraklar yerde idi. Hepimiz kapıya yöneldik ve 7. kattan aşağıya merdivenlerden indik.
Bitmek bilmeyen merdivenlerden indikten sonra herkes evine, çocuğuna doğru yöneldi. Kimse kimseyi sormadan koşuşturmaya başladı. Öncelikle dershaneye bıraktığım kızım aklıma geldi. Onu almak için koşuşturmaya başladım.
Van şehrinin ana caddesi olan Cumhuriyet Caddesinde koşarken ağlayanlar, koşuşturanlar, telefona sarılıp konuş-maya çalışanlar vardı. Cep telefonları çekmediği için kimse kimseye ulaşamıyor, kimse kimseyi sormuyordu. Yolda birbirini tanıyan insanlar birbirlerini gördüğünde sormadan geçiyordu. Kızımın gittiği dershanenin caddesine vardığımda öğrencilerin caddenin ortasında topladıklarını gördüm. Kızımı aradım bulamadım, hocalarını gördüm kızımı sordum. Görmediğini ama kimsenin içeride kalmadığını söyledi.
O arada şiddetli bir artçı deprem oldu. Deprem esnasında ilköğretim öğrencileri bir birlerine sarılarak ağlamaya ve çığlık atmaya başladılar. Hocalar ve etraftaki büyükler çocuklara sakin olmalarını söylüyorlardı.
Artçı deprem geçtikten sonra kızımın eve gitmiş olacağını düşünerek eve doğru koşmaya başladım. Herkes caddelerin ortalarında gidiyordu. Çünkü binaların bacalarından tuğla gibi sert cisimler düşüyordu. Eve ulaştığımda kızım, eşim ve annemi dışarıda gördüm. Birbirimize sarıldık. Allah’a şükrettim. Allah’a şükür ailem hayatta ve sağlıklıydı. Arkadaşlarımızı, eş dostlarının durumunu merak ediyorduk. Kimseye ulaşamıyorduk. Telefonlar çalışmıyordu. Depremin şiddeti, zararı konusunda etrafta birçok söylenti vardı. Van’ın yerle bir olduğunu çok şiddetli bir deprem olduğunu ve merkezi Çaldıran olduğunu söylüyorlardı. Bu da bizim korkularımızı artırıyordu.
Biraz zaman geçtikten sonra telefonlarımız çalmaya başladı. Televizyonlarda Van’da şiddetli bir deprem olduğunu duyanlar eş, dost ve arkadaşlarımız bizleri arıyordu. Biz onlardan deprem hakkında bilgi alırken onlara da yaşadıklarımızı anlatıyorduk. Deprem öğle vaktinde olmuştu herkes dışarıda güneşin ısısıyla ısınıyorduk. İkindi namazından sonra güneş ışınları soldukça üşümeye başladık. Eve giremiyorduk. Dışarıda da üşümeye başladık. Evden birkaç parça eşya alıp Van’dan ayrılmaya karar verdik. Eve hırsız gibi hızlıca girip birkaç parça eşya alırken evin duvarlarına da bakıyorduk. Evdeki çatlaklar bizi korkuturken, az olmaları sevindiriyordu. Şehirden ayrılırken akar-yakıt almak için istasyona gittim. Herkes Van şehrinden ayrıldığı için akaryakıt istasyonunda benzin kalmamıştı.
Var olan benzinle yola çıktım. Araçta benzin kalmamıştı, benzin almak için Tatvan’daki istasyona girdim. Benzin dolduran arkadaşla konuştuğumda Van’ın Erciş ilçesinin çok zarar gördüğünü söyledi. Yemeğini ve battaniyesini kapanın Ercişlilerin yardımına koştuğunu söylediğinde Allah rızasını kazanma isteğinin ve merhametin insanı ne kadar geliştirdiğini gördüm.
Siirt’e ailemi yerleştirdikten sonra birkaç arkadaş Van’a geri döndük. Bizler neler yapabilirdik onu düşünürken İstanbul’daki arkadaşlar televizyonlardan gördüklerinden etkilenmiş halka yardımcı olmak için toplanıp aldıkları malzemeleri bize göndereceklerini söylediler. Ertesi gün uçakla gelen malzemelerin dağıtıma başladık. Dağıtımda hızlı ve etkili olmak için bizim gibi çalışan diğer sivil toplum örgütleriyle beraber hareket ettik.
 
 
 
  Bütün Yazıları

 
Van ve Çevresinde Meydana Gelen Depremler

 

Yorum Sizin! Siz de yorum yapın | Tüm yorumları oku

 

 

  Günün Yazarları  
Sağlıkta Acil Hizmetler
Bir Ağustos Gecesinin Hatırlattıkları
Erkek Çocuklarında Tedavi Edilmesi Gereken Önemli ...
Afrika’da Var Olmak
Kamer Adalarında Kardeşlik Coşkusu
Rızıklarının Yerden ve Denizden Gönderildiği Ülke:...
Van ve Çevresinde Meydana Gelen Depremler
Van-Erşiş Depremi ve Afetlere Hazırlıklı Olmak
YAZARLARIMIZ
Abdullah Daştan 
Sevgili Dostlar
Mustafa SAMASTI 
İslam ve Sağlık Üzerine
Selahattin SEMİZ 
Bayramınız bayram olsun.
TÜM YAZARLARIMIZ 

GÜNCEL MAKALELER
Yusuf Albayrak 
Sağlıkta Acil Hizmetler
Selahattin SEMİZ 
Bir Ağustos Gecesinin Hatırlattıkları
Haluk İnal 
Erkek Çocuklarında Tedavi Edilmesi Gereken Önemli Bir Sorun “İnmemiş Testis”
 
GÜNCEL SAĞLIK HABERLERİ  
 Kurban Bayramında Beslenme Önerileri
 Sağlıklı Beslen, Sağlıklı Yaşa
 Sağlık araştırmalarının mayınlı tarlası: Sağlık...
 VARİKOSEL (Erkekte Kısırlığın en sık sebebi)
 İlaçsız Hayat Mümkün mü?
 İlaçlar ve Bedenimizin Biyolojik Saati
 Misyonerlerin Osmanlı topraklarındaki sağlık fa...
 Sigara Dumanının Çocuklara Etkisi
 Şişmanlık: Genetik Miras mı Yaşam Tarzı mı?
 Dr. Mahmut Tokaç’ın ‘Kırmızı Çizgi’si Çıktı
 Osmanlıdan Günümüze Eczane Sayısının Sınırlandı...
 
  copyright © kutupyildizidernegi.org.tr
Bize Ulaşın | RSS | Sitene Ekle | Reklam | Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap