Ana Sayfa - Kutup Yıldızı  
 
 


Kutupyıldızı Sağlık Raporu
Kutupyıldızı Sağlık Raporu
Bir ülkede uygulanabilecek ideal sağlık sistemini; ülke genelinde yaygın ve hızlı, hastaya ve kamuya en makul maliyetli, sağlık çalışanları ve hastaların memnuniyet oranını yüksek seviyede gözeten, AR-GE’ye kaynak ayırabilen bir değerler bütünü olarak tarif edebiliriz.
22 Ağustos 2011 Pazartesi 13:17
Kaynak: kutupyildizi.org.tr
Arkadaşına Gönder Yorum Ekle Yazdır Yazdır Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google'da paylaş Delicious'ta paylaş Digger'da paylaş Yahoo'da paylaş
 
Türkiye’nin mevcut şartları gözönüne alınarak değerlendirildiğinde bu ideal sistemin; mevcut şartlarla en iyi sonucu elde edebilen, koruyucu hekimliğe gerekli önceliğin verildiği, tüm bölgelerde eşit ve kaliteli hizmeti esas alan, kamu sağlığı altyapısını en iyi şekilde kullanabilen, özel sektörün imkanlarından en iyi şekilde istifade edebilen, fertlerin sağlık güvence sorununun ortadan kaldırıldığı, hasta ve sağlık çalışanı mutluluğunu en yüksek oranda yakalayabilen bir dengeler bütünü olarak tarif etmek mümkündür.
Bu ideal sistem tanımlamasının ardından ülkemizin sağlık yapılanmasında sahip olduğu tabloya bakıldığında ortaya şu manzara çıkmaktadır:
Sağlıkta mevcut diğer rakamlar da sektörün ipuçlarını ele veren bir başka fotoğraftır.
Türkiye’de halen 103 bin 804 adet doktor görev yapmaktadır. Özel ve kamuda görev yapan tüm doktorlar olarak bakıldığında ülkemizde bir doktora 720 kişi, kamuda çalışan doktorlara göre oranlandığında 3.000 kişiye bir doktor düşmektedir. Bu rakam Doğu ve Güneydoğu illerimizde ise 6 bin kişiye ulaşmaktadır. Bu rakamlarla Türkiye ülke nüfusuna göre hekim sayısı bakımından 52 Avrupa ülkesi arasında sonuncu sırada bulunmaktadır.
Türkiye’nin en büyük ili İstanbul doktor başına düşen hasta sayısı bakımından 81 il arasında 75. sırada bulunmaktadır. Ebe ve hemşire sıralamasında ise sonuncu bulunmaktadır.
Hastane yatağı sayısının yüzde 38’inin nüfusun % 25’inin yaşadığı üç büyük ilde bulunduğu görülmektedir. Yatak kapasitesinin kullanım oranı ülke çapında yaklaşık yüzde 65 olmakla beraber bu oranın il ve ilçe merkezleri dağılımında belirgin farklılıklar gözlenmektedir.
Uzman hekimlerin bölgesel dağılımında da dengesizlikler bulunmakta olup, doktorların yüzde 46’sı üç büyük ilimizde görev yapmaktadır. Son dönemlerde uygulamaya konulan sözleşmeli personel uygulamasıyla yardımcı sağlık personeli ve pratisyen hekim dağılımında iyileşme görülürken, uzman hekim dağılımında yeterli düzelme sağlanamamıştır.
Sağlık hizmeti sunumunda kamu kesiminin ağırlığı devam etmektedir. Hasta yataklarının yüzde 95'i, koruyucu sağlık hizmet birimlerinin ise tamamı kamu kesimine aittir. Uzman hekimlerin yüzde 76'sı, pratisyen hekimlerin yüzde 96'sı, diş hekimlerinin yüzde 33'ü ve hemşirelerin yüzde 98'i halen kamuda istihdam edilmektedir. Devletin sağlık alanında harcadığı toplam tedavi maliyeti 9 Katrilyona ulaşmıştır.
 

Sağlıklı bir nesil yetiştirebilmek için, sağlık hizmetlerinin tüm vatandaşların ulaşabileceği bir yapıya kavuşturulması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu anlamda yapılması gereken ilk çalışma Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerdiği gibi bütçeden sağlığa ayrılan payın % 2,5’dan % 10’a çıkarılmasıdır.

Sağlık insan gücü sayısındaki önemli gelişmelere rağmen, istihdam ve yurt düzeyinde dağılım ile ilgili sorunlar devam etmektedir. Bazı tıp dallarındaki uzman hekim açığı kapatılamamıştır.

Devlet, herkesin temel sağlık hizmetlerini, özel sektörle işbirliği yaparak yerine getirmelidir. Etkin ve kaliteli bir sağlık sistemi, nitelikli bir toplum için vazgeçilmezdir. Sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesini sosyal devlet anlayışının vazgeçilmez unsurları arasındadır. Sağlık hizmetleri bütünsel bir anlayışla ele alınmalı, yeni bir yapılanma ve işbirliğine gidilmelidir.
Dolayısıyla bu pencereden bakıldığında da çeşitli çözüm önerileri mevcuttur. Devletin ve Bakanlığın çeşitli planlarında yer alan “Özel kesimin sağlık sektöründeki faaliyetleri özendirilmeli ve teşvik edilmelidir.” şeklindeki tavsiye kararın büyük bir ciddiyetle içi doldurulmalıdır.
İstanbul’da tedavi için devlet hastanelerine gelen hastaların yüzde 80’ini SSK’lı hastalar teşkil etmektedir. SSK’lı hastalara Özel Tıp Merkezlerinden ve özel polikliniklerden istifade edilme şansının verilmemesi, Hükümetin Sağlıkta Dönüşüm Projesi’yle hedeflediği iyileştirmenin önünde bir engel olarak durmaktadır. Bu büyük hasta potansiyeli yetersiz imkanlarla &c
 
 
  Haber Fotoğrafları

 

 

Yorum Sizin! Siz de yorum yapın | Tüm yorumları oku

 

 

  SAĞLIK RAPORLARI Kategorisinde Son Eklenenler  
Türkiye’de Tıp Biliminin Gelişmesi ve Modernleşmes...
Afrika'da Gıda Sorunu
Kutupyıldızı Sağlık Raporu
Dr. Mahmut Tokaç: Akılcı ve Güvenli İlaç Kullanımı
YAZARLARIMIZ
Mustafa SAMASTI 
Tıp Eğitiminde Sağlığın Yeri: Bir Özeleştiri Denemesi
Selahattin SEMİZ 
Bir Başhekimin Covid Hatıraları
Hüseyin Yürük 
40 Yaşından Sonra Ortaya Çıkan Hastalıklar
TÜM YAZARLARIMIZ 

GÜNCEL MAKALELER
Sedat Erol 
Yabancı İşçi İstihdam Projesi
Abdülkerim Karaağaç 
Bir Diş Hekiminin Hatıraları
Hüseyin Yağmur 
Osmanlı Devleti’nde Kolera Günleri
 
GÜNCEL SAĞLIK HABERLERİ  
 Amasyalı Sabuncuoğlu Şerefeddin
 Eski Türkçe Tıp Yazmalarından Kaşıntılı Cilt Ha...
 İbn-i Sînâ
 Aşı Tereddütü Ve Eczacının Rolü
 Kurban Bayramında Beslenme Önerileri
 Sağlıklı Beslen, Sağlıklı Yaşa
 Sağlık araştırmalarının mayınlı tarlası: Sağlık...
 VARİKOSEL (Erkekte Kısırlığın en sık sebebi)
 İlaçsız Hayat Mümkün mü?
 İlaçlar ve Bedenimizin Biyolojik Saati
 Misyonerlerin Osmanlı topraklarındaki sağlık fa...
 
  copyright © kutupyildizidernegi.org.tr
Bize Ulaşın | RSS | Sitene Ekle | Reklam | Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap