Ana Sayfa - Kutup Yıldızı  
 
 


Hüseyin Yürük
Hüseyin Yürük

Körlük Çeşitleri
Körlük, kısaca insanın beş duyu organından biri olan görme yeteneğini kaybetmesi hali olarak tanımlanabilir. Bugünkü yazımızda biraz körlük çeşitleri üzerinde durmak istedim.
1 Ekim 2021 Cuma 05:00
Kaynak: KUTUPYILDIZI
Arkadaşına Gönder Yorum Ekle Yazdır Yazdır Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google'da paylaş Delicious'ta paylaş Digger'da paylaş Yahoo'da paylaş
 

Körlük, kısaca insanın beş duyu organından biri olan görme yeteneğini kaybetmesi hali olarak tanımlanabilir. Bugünkü yazımızda biraz körlük çeşitleri üzerinde durmak istedim.

 

Hakikat Körlüğü

 

Kuranı Kerim’de körlük, ‘hakikati görmemek’ olarak bir başka boyutuyla anlatılır. Allah-u Teâlâ yeryüzünde haksız yere büyüklenenlerin, koyduğu hükümlerden yüz çevirenlerin, doğru yolu apaçık görseler bile o yolda yürümeyenlerin akıbetlerini şöyle anlatmaktadır: “Yeryüzünde haksız yere böbürlenip büyüklük taslayanları âyetlerimi idrakten çevireceğim, anlamaktan mahrum edeceğim.” (A’râf: 146)

 

Bu kişiler ilâhî hükümlerdeki hikmet ve hakikatleri anlamazlar, gerçeklere nüfuz edemezler.Bunun sebebi ise; Allah-u Teâlâ onların kalplerini çevirdi, çevirdikten sonra mühürledi, gözlerine bir perde çekti, kulaklarını da sağır yaptı. Artık bütün Kur’an-ı kerim âyetlerini önlerine koysan; görmezler.

 

Onların bu gafletleri yanılmak ve bilgisizlikten kaynaklanan bir gaflet değil, hakka ve hakikate yüz çevirmelerinden kaynaklanan bir gaflettir.

 

Bu konuda Kuranı Kerimde çok sayıda ayeti kerime yer alır.

 

“Doğru yolu görseler onu yol edinmezler.” (A’râf, 146)

 

Bunlar sağırdırlar, kördürler ve dilsizdirler. Artık girdikleri yoldan geriye dönmezler. (Bakara,18)

 

Cehennem için de insanlardan ve cinlerden pek çok kimse yarattık ki onların kalpleri vardır, onlarla anlamazlar, gözleri vardır onlarla görmezler ve kulakları vardır onlarla duymazlar. Bunlar hayvanlar gibi hatta daha aşağıdırlar. İşte bunlar gafillerdir. (A’râf 179)

 

“İşte bunlar Allah’ın kendilerini lânetlediği, sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.” (Muhammed: 23)

 

Allahu Teala hakikati görme melekemizi artırsın kötü akıbetlerden muhafaza buyursun.

 

Renk Körlüğü

 

Renk körlüğü değişik renkleri ve gölgeleri algılamaktaki bozukluğu tanımlamak için kullanılır. Kadınlardan fazla erkeklerde görülen, oldukça yaygın bir durumdur. Kadınlarda yüzde 1 oranında rastlanılmasına rağmen bu oran erkeklerde yaklaşık yüzde 10 dur. Bu hastalığın nedeni; gözün retina tabakasındaki bazı pigmentlerin eksikliği veya hiç olmamasıdır.

 

Renk körlüğü aynı rengin tonlarını ayırmakta olan güçlük şeklinde hafif olabileceği gibi hiç bir rengi ayıramayacak kadar şiddetli olabilir. En çok görülen tipi, kırmızı ile yeşilin ayırt edilememesidir. Nadir görülen bazı vakalarda ise bütün renklerin ayırt edilememesi ve dünyanın siyah - beyaz görülmesi söz konusudur. Her 20 erkekten ve her 200 kadından birinde vardır. Çoğu renk körü olduğunu kendiliğinden fark etmez. Görüldüğü gibi renk körlüğünde “En çok görülen tip, kırmızı ile yeşilin ayırt edilememesi” imiş. Asıl mesele de bu zaten. İnsan, kırmızı rengi yeşil olarak görüyorsa işi zor demektir.

 

İşletme Körlüğü

Çalışanların zamanla işletmelerinde bulundukları ortamdaki eksiklikleri görmesini önleyen bir durumun oluşması ve gördüğü eksikliklerden, hatalardan yeterince rahatsızlık duymaması, eksikliklerin ve hataların olduğu biçimde itirazsız olarak kabullenmesidir.

 

İşletme körlüğünde, çalışanlar bulundukları ortamda yapılmakta olan işler ile ilgili farklı bakış açılarını, problem arama ve problemlere çözüm bulma ve motivasyonlarını zaman içinde kaybederler.

 

Bütün işletme uzmanları gelinen bu noktanın sonun başlangıcı olduğunda müttefiktirler. İşletme körlüğüne yakalan şirket, kurum devlet ve iktidarların ve artık ömrü uzun olmamaktadır.

 

Politik Körlük

 

Politik körlük, işletme körlüğü ile renk körlüğünün karışımı olan bir başka hastalıktır. Bu hastalığın ileri seviyesinde parti yöneticileri; ‘başkasının seçmenini kendi seçmeni olarak görür.’(Kırmızının yeşil olarak görülmesi gibi)

 

Hastalığın diğer tezahürü, parti yöneticisinin; ‘kendinden ayrılmış artık başka çareler arayan seçmeni kendi seçmeni olarak görmeye devam etmesidir.’

 

Politik körlüğe yakalan partilerin ve iktidarların ömrü uzun olmamaktadır.

 

Politik körlük bazan bir salgın halinde bütün devlet yöneticilerine musallat olur.

 

“Viyana’ya orta elçi tayin edilen Ebûbekir Râtıb Efendi, heyetiyle birlikte görev yerine giderken Macaristan’da yol üstünde bulunan Izsák köyüne uğradığında tarih Ocak 1792’yi gösteriyordu. Kasabayı andıran büyüklükte olan bu köyden Mihal Nayed adında bir Macar beyzâdesi elindeki IV. Mehmed’in tuğrasını taşıyan bir ferman ile ağa mektubu ve mübâyaa tezkeresi gibi Osmanlı döneminden kalma bazı belgeleri gösterdiğinde, Ebûbekir Râtıb Efendi, “Şimdiden sonra bunlar neye lâzımdır, bunları ihrak etmelidir!” demişti. (Kenan,2010)

 

Osmanlı Devletinin bedeni ve ünvanı büyük ancak ruhu ve aklı küçük temsilcisi devletini, yücelterek anan Macar Beyzadesi kadar Osmanlı Devletini tanımıyordu. O dönemlerde politik körlük ‘Deliler ırmağı’ gibi bütün ülkeyi ve devlet yönetimini sarmıştı.

 

Macar Beyzâdesi bu bütün azaları körelmiş adama şu tarihi cevabı vererek kayıtlara geçmişti: “Elbette Âl-i Osman bir ulu devlettir, ‘grand seigneur’dür; bir devletin bu ismi alması kolay bir iş değildir. Yine geri gelecektir, dolayısıyla elimizde bu sened bulunsun; zamanla lazım olur!” (Kenan,2010)

 

Gün gelir bazı coğrafyalar Cenap Şahabettin’in  “Körler ülkesinde görmek hastalık sayılır.” sözünün kapsama alanına girer.

 

O zaman artık yapacak bir şey kalmamış demektir.

 

* Yenisöz Gazetesi / 11.7.2019

 

** Av. Hüseyin Yürük/Kutupyıldızı Derneği Genel Sekreteri 

 
 
  Bütün Yazıları

 
Çocukluğumda Ve Gençliğimde Yaşadığım Bazı Travmal...
Helikopterden Atılmış Protez Beyinler
Körlük Çeşitleri
40 Yaşından Sonra Ortaya Çıkan Hastalıklar
Saraydaki Yabancı Hekim'den Afrika'da Türk Hekime
Kutupyıldızı’nın Mirasçısı Olmak

 

Yorum Sizin! Siz de yorum yapın | Tüm yorumları oku

 

 

  Yazarlarımız  
Toplum Sağlığı, Batı Tecrübesi Ve İslami Kültür Aç...
Özel Sektör Açısından Sağlıkta İstikrar Ve Değişim
Çocukluğumda Ve Gençliğimde Yaşadığım Bazı Travmal...
Hâlâ, Sarılacak Çok Yara Var
YAZARLARIMIZ
Mustafa SAMASTI 
Toplum Sağlığı, Batı Tecrübesi Ve İslami Kültür Açısından Bir Değerlendirme
Selahattin SEMİZ 
Özel Sektör Açısından Sağlıkta İstikrar Ve Değişim
Hüseyin Yürük 
Çocukluğumda Ve Gençliğimde Yaşadığım Bazı Travmalar
TÜM YAZARLARIMIZ 

GÜNCEL MAKALELER
Sedat Erol 
Sığınmacılara ‘Sağlık Kartı’ Önerisi
Abdülkerim Karaağaç 
Bir Diş Hekiminin Hatıraları
Hüseyin Yağmur 
Osmanlı Devleti’nde Kolera Günleri
 
GÜNCEL SAĞLIK HABERLERİ  
 Sağlık mı Endüstriyel Tıp mı?
 Amasyalı Sabuncuoğlu Şerefeddin
 Eski Türkçe Tıp Yazmalarından Kaşıntılı Cilt Ha...
 İbn-i Sînâ
 Aşı Tereddütü Ve Eczacının Rolü
 Kurban Bayramında Beslenme Önerileri
 Sağlıklı Beslen, Sağlıklı Yaşa
 Sağlık araştırmalarının mayınlı tarlası: Sağlık...
 VARİKOSEL (Erkekte Kısırlığın en sık sebebi)
 İlaçsız Hayat Mümkün mü?
 İlaçlar ve Bedenimizin Biyolojik Saati
 
  copyright © kutupyildizidernegi.org.tr
Bize Ulaşın | RSS | Sitene Ekle | Reklam | Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap